hakkimizda cankat kadin sağligi cankat gebelik ve dogum cankat cocuk anlasmali kurumlar cankat iletisim
   

Kanser Riski Yapabilen Virüs – HPV

İnsan Papillom Virüs’ü vücudun değişik kısımlarını enfekte edebilir. 100’den fazla çeşidi vardır. Siğil denilen oluşumları yaparlar. Parmaklarda, ellerde veya yüzde olabilirler. Bazı tipleri cinsel yolla bulaşıp rahim ağzı, penis veya anüs, vajina’da kansere yol açabilir. Genital organlarda siğil yapanlar vücudun diğer yerlerinde siğil yapanlardan farklıdır. Bilinmesi gerekir ki, siğil yapan tipte bir virüs genelde kansere sebep olmaz. Ancak, rahim ağzında hücre değişikliği yapabilen tipler kansere yol açabilirler. HPV virüsüne tiplerine göre numara verilmiştir. Genital organlarda siğil yapanlar 30 adet kadardır. Bunların en sık görülenleri 6 ve 12 numaralı virüslerdir. 16 ve 18 numaralı olanlara ise rahim ağzı kanserlerinde %70 oranında rastlanmaktadır. Böylece virüslerin düşük risk yaratan veya yüksek riskli olanlar diye ayrılıp araştırılması, tedavi ve sonraki izlemde büyük önem taşımaktadır.

Rahim Ağzı Kanseri ve HPV Virüsü İlişkisi

Kadınlarda rahim ağzı kanserine yol açan sebeplerin başında HPV virüsü gelir. Şöyle ki, rahim ağzı kanseri olan kadınların %100’üne yakınında kanserli dokuda HPV virüsü bulunmuştur. HPV’den başka, sigara içilmesi, katran içeren vajinal duşların  sık kullanılması, kömür dumanı solunması ve diğer virüslerin bu kanserin oluşmasını kolaylaştırdığı düşünülmektedir, ancak yine de en zararlı ve yüksek riskli olanlar tip 16 ve 18 HPV virüsüdür. Cinsel yolla bulaşan bu virüs ile ilgili ABD’de yapılan bir taramada kadınların neredeyse yarısının rahim ağzında bu virüs bulunmuştur. Ancak kadınların büyük çoğunluğunda bu virüs vücuttan atılmaktadır. Bu olayda genetik ve bağışıklık faktörlerinin rol aldığı düşünülmektedir.

Düzenli yapılan smear testlerinde rahim ağzı hücrelerinde bozulma görüldüğünde bu değişikliğin hafif veya ağır oluşuna göre izlenmesi gereken yol çok önemlidir. Erken ve doğru teşhis ile tedavi sonucu %100’dür.

HPV Virüsü Nasıl Kanser Yapar? Tedavisi Mümkün Müdür?

Cinsel yolla bulaşan virüs, eğer yüksek risk yaratabilen cinstense, önce rahim ağzı hücresinin yapısını değiştirir. Hafif değişiklikler kendiliğinden geçebilir, ama virüs etkisini devam ettirirse hücrenin yapısını giderek bozar ve tedavi yapılmazsa ağır bozukluklara ve sonuçta kansere yol açabilir. Düzenli yapılan pap smear testleri sırasında hücre bozulmaları saptandığında, jinekolog tarafından kolposkop denilen ve görüntüleri büyüterek rahim ağzını ve buradaki hücre değişikliği alanlarını yakından incelemeye yarayan bir cihazla inceleme yapılır. Burada hücre bozukluğu gösteren alanlar mevcutsa, daha kesin inceleme için küçük biyopsiler alınabilir. Patalojide HPV ile enfekte hücreler varsa, ikinci bir test için aynı doku örneği veya smear’de alınan akıntıdan genetik laboratuvarda DNA araştırması yapılarak HPV’nin risk yaratabilecek bir tipte olup olmadığı anlaşılır.

Teşhiste doğru yol izlendiğinde, rahim ağzındaki hücre değişiklikleri henüz kanser olmadan çeşitli şekillerde tedavi edilebilir. Koni şeklinde rahim ağzının çıkarılması, laser ile veya dondurarak tedavi gibi yöntemlerle alınan sonuçlar çok iyidir. Bu şekilde yapılan erken tedaviler ileride gebelik şansını hiç etkilemezler. Erkeklerdeki siğil ve benzeri oluşumlar da tedavi edilmelidir. HPV ile birlikte görülen görülen diğer genital enfeksiyonlar da tedavi gerektirir. Tedaviden 3-4 ay sonra smear’in tekrarlanması ve partner tedavisi şarttır.

Aşı ile Rahim Ağzı Kanseri Önlenebilir mi?

İnsan Papillom virüsü (HPV) kadında rahim ağzı kanserinin baş sorumlusu olarak görülmektedir. HPV ayrıca genital organların diğer kanserleri, seyrek görülse de penis kanseri ve ağız yoluyla seksüel temas sonrası oluştuğu düşünülen ağız, boğaz ve soluk borusunun başlangıcındaki tümörlerin oluşumundan da sorumlu tutulmaktadır. Normal doğumda bebeğe de geçtiği düşünülmektedir. HPV’nin 16 ve 18 tipleri rahim ağzı kanserlerinin %70’inden, 6 ve 11 tipleri ise genital siğillerin %90’ından sorumludur. Bu dört tipi de içeren karma aşı ile aşılanıp en az beş yıl izlenilen kişilerde aşılama yapıldıktan sonra virüse karşı %100 koruma sağlandığı gösterilmiştir.

Bu aşı 9-26 yaş arası kadınlarda geniş çapta test edilmiş ve 2007 Ocak ayından itibaren ABD’de diğer aşılarla birlikte okullarda uygulanmaya konulmuştur. Mart 2007’den itibaren de yurdumuzda kullanılmaktadır. Aşı virüs içermeyip virüse benzer bir DNA yapısında olup, zararlı bir etkisi tesbit edilmemiştir.

HPV Aşısı: Uygulamada Püf Noktalar

  • Aşılar hastalıklardan korunmak içindir, tedavi amaçlı olamazlar.
  • HPV virüsü bazı kanserlere, özellikle de rahim ağzı kanserine yol açabileceğinden ve cinsel yolla bulaştığından, öncelikle seksüel aktiviteye başlamamış genç kızlara  uygulanmaktadır. Seksüel olarak aktif olan bir kadında  ise, bu virüsün bir veya birkaç tipi ile enfekte olsa bile, aşı karma bir aşı olduğundan diğer tiplerine karşı koruma olacaktır.
  • HPV’ye bağlı bir siğil veya rahim ağzı hücre bozukluğu tedavisi görenlerde bu virüsü vücuttan temizleyen T hücreleri zafiyeti, yani bağışıklık yetersizliği olabilir, bu nedenle bu hastalara  da aşıyı öneriyoruz.
  • Aşıya 9 yaşından itibaren başlanabilir. 27 yaşına kadar olan kadınlarda yapılan geniş çapta araştırmalar tamamlandığından, üretici firma ve Amerikan Federal İlaç Uygulama Kuruluşunun önerisi şimdilik bu yaşa kadardır. Yeni sonuçlanan çalışmalarda ise aşının 45 yaşa kadar uygulanabileceği bildirilmiştir.
  • HPV cinsel yolla bulaşan bir virüs olduğundan erkek çocukların, hatta erişkin erkeklerin de aşılanabileceği ve bunun kadınlarda dolaylı olarak faydalı olabileceği  düşünülmektedir.
  • Araştırmalarda aşı uygulanan 1000 gebe ve 500 emziren kadında bebeklerde aşıya bağlı sorun görülmemiştir.
  • 11.600 kadında yapılan araştırmada bazen aşı yerinde kızarıklık haricinde ciddi yan etki görülmediği rapor edilmektedir.
  • Aşı koldan adele içine yapılmalı, ilk aşıdan 2 ve 6 ay sonra diğer aşılar yapılmalıdır.
  • Diğer aşılarla birlikte uygulanabilir.
  • Aşılanmadan önce smear veya HPV testi yaptırma zorunlu değildir.
  • Aşının doktor kontrolünde, hastanın gerekli tavsiye ve bilgileri doktordan alarak yapılması şarttır.
  • Nasıl sigara akciğer kanserinin baş sorumlusu ise, HPV virüsü de rahim ağzı kanserinden sorumludur. Akciğer kanserine karşı aşı geliştirilmemiştir, ancak HPV aşısının rahim ağzı kanserini büyük oranda azaltacağı düşünülmektedir.
  • HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan tek eşlilik ve prezervatif kullanılmasının HPV enfeksiyonunu tamamen olmasa da azaltabileceği görüşü vardır.